Bilgi Bankası


KARDİYAK REHABİLİTASYON

Bir kalp hastasının fiziksel, psikolojik ve sosyal fonksiyonlarını en iyi duruma getirmek, altta yatan aterosklerotik süreci stabilize etmek, yavaşlatmak, hatta geriye döndürmek, ölümü ve hastalanmayı azaltmak amacıyla uygulanan düzenli, multidisipliner çalışmalara Kardiyak Rehabilitasyon denir. 1970’li yıllarda temeli atılan kardiyak rehabilitasyonun kapsamı ve boyutu giderek gelişerek yaygınlaşmıştır.

Kardiyak rehabilitasyon uygulanan hastalıklar
• Koroner kalp hastalığı
• Miyokard enfarktüsü
• Anjina pektoris
• Perkutan koroner girişim (stent, balon)
• Koroner arter bypass greftleme
• Diyabet
• Metabolik sendrom
• Kardiyomiyopati
• Kalp pili
• Kalp kapak replasmanı
• Kalp nakli
• Kalp yetmezliği

Kardiyak rehabilitasyonun koroner arter hastalığı ve kronik kalp yetmezliği ve diğer kalp hastalıklarının tedavisinde gerekliliği tartışılmaz hale gelmiştir. Orta-yüksek şiddette fiziksel aktiviteyle kalp-damar dayanıklılık artırılır; böylece ateroskleroz, iskemi, trombüsü (tıkanma) ve aritmi önlenerek kalp-damar hastalıklara bağlı ölümü azaltılır.

Kalp damar hastalıklarına sık mı rastlanır?
Koroner kalp hastalığı dünyada olduğu gibi ülkemizde de halen ölüm nedenlerinin başında gelmektedir. Yapılması gereken; hastaları tedavi etmenin yanı sıra kalp ve damar hastalıklarından korunma stratejileri geliştirmek, birey ve toplum için planlar yapmaktır. ‘Exercise is medicine! Egzersiz ilaçtır!’ kampanyası buna iyi bir örnektir. Toplumumuzun yarısından çoğunda fiziksel aktivite düzeyi çok düşüktür. Bu bağlamda rehabilitasyon disiplini, hekimlerin ve hastaların fiziksel aktivite konusunda bilinçlenmesini sağlamaktan sorumludur.

Kardiyak Rehabilitasyon
Genelde kardiyoloji kliniklerinde bulunmayan, kapsamlı rehabilitasyon ekip çalışmasıyla kalp hastalarının rehabilitasyonun da rehabilitasyon kliniklerinde yürütülmesi uygundur. Kardiyak rehabilitasyon şunları içerir:
• Diyet
• Lipit tedavisi
• Hipertansiyon tedavisi
• Sigara bıraktırma
• Kilo kontrolü
• Diyabet tedavisi
• Psikososyal değerlendirme ve tedavi
• Fiziksel aktivite danışmanlığı
• Egzersiz eğitimi

Kalp Hastalarında Egzersiz Eğitimi
Egzersiz eğitimi, sadece kardiyak hastalık geçirenler için değil risk faktörü taşıyan sağlıklı kişiler için de gereklidir. Hipertansiyon, diyabet, KOAH gibi aerobik kapasite artışının yararlı olacağı diğer birçok durumda da endikedir. Kalp hastalarında uygulanabilecek birçok egzersiz türü vardır:
• Aerobik (Kardiyovasküler dayanıklılık egzersizleri)
• Dirençli kas güçlendirme
• Solunum
• Esneklik
• Gevşeme
• Denge-koordinasyon

Egzersiz eğitimi için hazırlanacak reçetede aktivite şekli, egzersizin şiddeti, süresi, sıklığı, ilerleme hızı yer alır. Egzersiz kapasitesi “egzersiz testi” ile belirlenir. Test sonuçları ve hastanın risk durumu temel alınarak bireysel egzersiz reçetesi oluşturulur. Egzersiz reçetesi aerobik ve dirençli egzersizlerin sıklığını, şiddetini, süresini, egzersiz türünü ve ilerleme hızını içerir. Kardiyovasküler dayanıklılığı artırmak için egzersiz haftada en az üç seans olmalıdır. Daha sonra haftada 5-7 seansa kadar çıkılır. Rehabilitasyon ilkeleri ışığında şiddeti belirlenen egzersiz seansları; aralıklı ve sürekli olarak düzenlenebilir. İlerleme kaydedildikçe egzersiz toleransı da artacağından, egzersiz şiddeti yükseltilebilir. Çoğu hastada % 40-60 ile başlanır ve%60-75’e çıkılır. Güvenli aktivite sınırları belirlendikten sonra, egzersiz süresi arttırılır.

Dirençli Kas Güçlendirme Egzersizleri
Kalp hastalarında dirençli kas güçlendirme egzersizleri kas gücü ve dayanıklılığını, fonksiyonel kapasite ve bağımsızlığı arttırması, kilo kontrolüne, özürlülük ve düşmeden korunmaya yardımcı olması nedeniyle aerobik egzersizleri tamamlayıcı niteliktedir. Sol ventrikül fonksiyonu iyi, efor kapasitesi >5 MET olanlar ve anjina/ST depresyonu olmayanlarda uygulanması önerilir. Dirençli kas güçlendirme egzersizleri orta-yavaş hızda ve kontrollü olarak tam eklem hareket açıklığında yapılmalıdır. Hastanın egzersiz sırasında nefesini tutmamasına, kas kontraksiyonu sırasında ekspirasyon, gevşeme sırasında inspirasyon yapmasına dikkat edilmelidir. Üst ve alt ekstremiteler dengeli olarak çalıştırılmalı, arada uygun dinlenme süresi verilmelidir. Dirençli egzersizlere başlarken düşük dirençle 10-15 tekrar yaptırılmalıdır. Direnç, 50-60 yaş ve üzeri hastalar için maksimum direncin %40’ndan az olmalıdır. Haftada 2 kez dirençli egzersiz yapılması yeterlidir. Egzersizler, üst ve alt ekstremitelerde büyük kas gruplarını hedeflemelidir.

Kalp hastalarında egzersiz riskli midir?
Egzersizin yararları, zararlarından her zaman daha fazladır. Egzersiz eğitimi sırasında riski arttıran en önemli üç faktör hastanın yaşı, kalp hastalığının niteliği ve egzersiz şiddetidir. Risk değerlendirmelerine ve egzersiz şiddetini belirleme kurallarına uyulduğu takdirde risk oldukça düşüktür. Aslında egzersiz yapmamak egzersiz yapmaktan daha risklidir. Kontrollü egzersiz yapmayanlarda hastalığın artması, tekrarlaması ve hastalığa bağlı ölüm oranı daha yüksektir. Örneğin enfarktüs riski hiç egzersiz yapmayan kalp hastalarında, egzersiz yapanlara oranla yaklaşık 50 kat daha yüksektir.

Egzersiz Eğitiminin Yararları
Düzenli egzersiz, değiştirilebilen birçok risk faktörü üzerinde de olumlu etki gösterir. Egzersiz ile tansiyon, kan şekeri ve kolesterol düzenlenir, damar tıkanması önlenir, kilo verme kolaylaşır. Düzenli egzersiz depresyonu ve bilişsel fonksiyonları düzeltir, sigarayı bırakmayı kolaylaştırır ve böylece yaşam kalitesinin yükselmesine katkıda bulunur.

TUZ TEDAVİSİ
Merkezimiz kardiyopulmoner rehabilitasyon ünitesinde 250 milyon yıllık Himalaya tuzundan yapılmış tuz odası bulunmaktadır. Rehabilitasyonun yanında kalp-damar ve akciğer hastalıklarında destekleyici tedavi olarak tuz tedavisi uygulanmaktadır. Tuz tedavisi, on dokuzuncu yüzyılda popülerlik kazanmaya başlamıştır. Yerin 300 metre altındaki tuz yataklarında çalışan madencilerin zatürre (pnömoni) ve astım gibi akciğer hastalıklarına yakalanmadıklarının fark edilmesi üzerine yapılan araştırmalarda, tuz mağaralarının insan sağlığına olumlu etkisi tespit edilmiş ve aynı ortamı sağlayan “tuz odaları” yapılmaya başlanmıştır.
Tuz tedavisi (halotherapy) doğal kuru tuzla kaplanmış tuz odalarında gerçekleştirilir. Tuz odasında nefesle alınan mikroskobik tuz partikülleri vücudumuzun toksinlerden temizlenmesine yardımcı olur, bağışıklık sistemini güçlendirir ve iyon dengesini sağlar. Tuz negatif iyon ile yüklüdür. Negatif iyonların havadaki tozu, sigara dumanını, alerjenleri, polen, küf sporu, virüs ve bakterileri yok ettiği gösterilmiştir. Negatif iyonlar ruhsal ve fiziksel sağlığı düzeltir; pozitif iyonların yol açtığı stres ve bitkinliği önler.
Tuz tedavisine her yaştan hasta alınabilir.
Tuz terapisi güvenli olup hiç bir yan etkisi yoktur.

Tuz odası şu rahatsızlıklarda faydalıdır:
1. Nefes darlığı
2. KOAH
3. Kronik Bronşit
4. Astım
5. Amfizem
6. Sigaraya bağlı öksürük ve balgam
7. Kistik fibrozis
8. Pnömokonyoz (Akciğer toz hastalığı)
9. Pnömoni (Akut dönemden sonra)
10. Üst solunum yolu enfeksiyonları (Nezle, farenjit, larenjit)
11. Soğuk algınlığı, grip, sinüzit

FİZİKON Kurucusu Sayın Prof.Dr. Hasan OĞUZ'a katkılarından dolayı teşekkür ederiz.